Merinos Tekstil Sanayi Müzesi

http://tekstilmuzesi.bursa.bel.tr

Bursa; coğrafi koşulları, iklim şartları, Osmanlı’dan beri süregelen dokumacılık geleneği ve nitelikli insan potansiyeli ile her yönden tekstil fabrikası kurulumuna uygun bir şehirdi. Devlet eliyle sanayileşmenin ilk örneklerinden olan Merinos Yünlü Dokuma Fabrikası Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan 15 yıl sonra, 262.000 m2 arazi üzerinde Alman mimarlar tarafından projelendirilerek 2 Şubat 1938 tarihinde açıldı.  Bu fabrika döneminde, Balkanlar ve Ortadoğu’nun en gelişmiş sistemine sahip tekstil işletmesi olup kurulduğu tarihten kapanışına kadar 17.500 kişiye istihdam sağlamıştı. İki dünya savaşı arasında, Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkmış Türkiye’deki ekonomik ve sosyal koşullar düşünüldüğünde, kadınların da en çok istihdam edildiği Merinos Yünlü Fabrikası ülkeye sosyal ve kültürel anlamda çağdaş bir çalışma anlayışı getiriyordu. Batılı mühendisler fabrikayı geliştirmek için her türlü desteği sağlamış, çalışanları ve stajyerleri için burası fabrika olmanın ötesinde bir anlamda “iplik ve yünlü dokuma fakültesi” olarak görev yapmıştır.

Özellikle 1960’lı yıllarda Türkiye ekonomisine kendi sektöründe en önemli katkıyı sağlayan Merinos Yünlü Fabrikası, 21. Yüzyıla gelindiğinde hızla gelişen teknolojiye ayak uyduramamış ve faaliyetine 2004 yılında son verilerek Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmiştir. Fabrikanın binası ve arazisi bu tarihten itibaren de sanayi mirasının korunması maksadıyla müze odaklı olarak yürütülen kapsamlı bir restorasyon ve yeniden yapılandırma çalışması ile Türkiye’nin sayılı kültür komplekslerinden biri haline getirilmiştir.

Türkiye’nin ilk ve tek tekstil sanayi müzesi olan Merinos Tekstil Sanayi Müzesi 14 Ekim 2011 tarihinde açılmıştır. Fabrikanın kalbi konumundaki 7000 m2’lik 2 katlı alana yayılmış olan yıkama dairesinde kurulan müze, tesisin iş akışı dikkate alınarak dört ana bölüme ayrılmıştır: Ön hazırlık (tops); iplik; dokuma ve laboratuvarlar; konfeksiyon, boya ve apre. Bu bölümlerde Merinos koyununun yetiştirilip yün elde edilmesinden, bu yünün işlemlerden geçirilip kumaş oluncaya kadarki serüveni aktarılmakta; 1930, 1950 ve 1970’li yıllarda Almanya, İtalya, İsviçre ve İngiltere’den getirilen, günümüzün tekstil sanayi mirası sayılan, orijinal yapısı bozulmadan korunmuş farklı markalarda 80 kadar makine ile fabrikanın işleyişi anlatılmaktadır. Müzedeki rehberlik hizmetlerine kimi zaman müze gönüllüsü emekli çalışanları da katılarak, işletmenin anılarını canlı tutmaktadırlar.

Müzede, Bursa’nın Osmanlı’dan itibaren yakın tarihe kadar en önemli geçim kaynaklarından biri olan ve Bursa’yla özdeşleştirilen ipekböcekçiliğini tekrar gündeme getirmek amacıyla, ipekçilik ile ilgili geniş kapsamlı bir sergi alanı oluşturulmuştur. Bu bölümde ipeğin dünyadaki ve Bursa’daki tarihi, kozadan ipliğe, iplikten kumaş dokumaya kadar ipekböcekçiliğinin ve ipeğin öyküsü anlatılmaktadır.

Arkeolojik ve etnografik tekstiller açısından son derece zengin birikimi olan ülkemizin tekstil kültüründe, Bursa’nın geleneksel tekstil el sanatlarının önemli bir yeri bulunmaktadır. Fakat gerek giyim, gerekse dekoratif olarak kullanılan tekstil el sanatları örneklerinin büyük bölümü olan el dokuması ve el baskısı kumaşlar, halı ve kilimler, oya ve danteller, örgü işleri, işlemeler, ipek, yün, tiftik, keçe gibi lif sanatları “modern”lik adı altında bilinçsiz bir biçimde yoz örnekleri ile yer değiştirmekte, yeni kuşaklar tarafından unutulmakta, mevcut ürünler de turistik hediyelik eşya niteliğinde satılarak yok olmaktadır. Bu sebeple Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursa Araştırmaları Merkezi ile ortak “Somut ve Somut Olmayan Tekstil Kültürü Mirası” çalışması sürdürülmektedir. Bu kapsamda kırsal kesimde el sanatlarını halen sürdüren halkla yapılan röportajlar, fotoğraflar ve video görüntüleriyle, eserler ve eserlerin yapım teknikleri müzenin belleğinde kayıt altına alınmakta ve köylülerin bağışladığı eserlerle müze koleksiyonu zenginleştirilmektedir.

Tarihi bir tekstil kenti ve merkezi olan Bursa’da kurulan bu müze, geleneksel tekstil etkinliklerinin ve üretiminin yanı sıra çağdaş tekstil ve lif sanatı ile sanatçılarını da destekleyen projelere imza atmaktadır. 2013 yılı itibariyle alanında dünyaca tanınan Türk sanatçı Prof. Dr. Ayten Sürür danışmanlığında ve küratörlüğünde ulusal ve uluslararası deneyim ve birikime sahip ustaların katılımları ve eserleriyle oluşturulmuş sergiler ve atölye çalışmaları düzenlenmekte, bu modern sanat, müze ziyaretçilerine tanıtılmaktadır.  Bu proje ile de Bursa’ya bir tekstil sanat ve tasarım kenti kimliği kazandırılması amaç edinilmiştir.

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından finanse edilen Bursa Merinos Tekstil Sanayi Müzesi, belediyenin Müzeler Şube Müdürlüğü tarafından, 21. yüzyılın modern dünyasına uygun müzecilik kavramının gerektirdiği vizyondaki yönetim anlayışı ile idare edilmektedir. Kentte bulunan diğer müzelerin yanı sıra Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Araştırmaları Merkezi, Kent Konseyi, ÇEKÜL, Tarihi Kentler Birliği gibi STK’lar, müze gönüllüleri, Tekstil Mühendisleri Odası, BUSMEK ve BUSİAD ile işbirliği içinde çalışmalarını yürütmektedir.

Müzemiz sanayi mirasının korunması bağlamında Türkiye’ye getirdiği öncü ve yenilikçi atılımlarıyla 2011 senesinde Sivilay Büyük Ödülü’ne ve 2012 senesinde Türkiye Tarihi Kentler Birliği Büyük Ödülü’ne lâyık görülmüştür.